İKİ AYLIK EDEBİYAT DERGİSİ

Tag archive

Dergi

Mario Levi İle Yazı Yaratım Atölyesi yazarlarından “MiMli Yazılar”

Kategori:Edebiyat yazar:

2004 yazıydı; MiM Kadıköy’ün tarihi binalarından biri, Taranto Apartmanı’nın ikinci katındaydı. Kurulduğumuz günden itibaren müzik, tiyatro gibi edebiyatın da mutlaka yaratım süreçlerimiz içinde yer alması gerektiğini düşünüyorduk. Ne büyük şanstı ki o dönem  İstanbul’ da yazı atölyelerini başlatan; çok güzel bir tesadüfle tanışma fırsatı bulduğum; edebiyatımızın önemli yazarlarından Mario Levi o yaz  küçük, sıcak mutfağımızda çayını yudumlarken – bu noktada umarım bıktırmadan tatlı tatlı ısrarlarımın etkisi büyük- “Haydi deneyelim bakalım, tanıtımlara başlayabilirsin.” dedi. Başladık; on dört yılda yüzlerce serüvenci hikayelerini kaleme aldı atölyede, on altı yazar roman ve hikayeleriyle okuyucuyla buluştu. Yakında tanışacağınız yeni yazarlar ve kitapların heyecanını yaşıyoruz.

Tüm bunlar olurken iki-üç yıl önce “Neden bir dergimiz olmasın?” diye düşündük. Yazarlarımızı , hikayelerini paylaşabileceğimiz bir platform oluşturmak; edebiyat/ sanat alanında çeşitli yazı, haber, araştırmalara da yer vererek yeni bir buluşma alanı yaratmak istedik. Proje için  fikri veren; yılllardır  tüm yazı yolcularını sabırla dinleyen, yüreklendiren sevgili Mario Levi’ye ve dergimizde emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimizle…

Olga ÜNAL

 

Galeri

Kategori:Edebiyat/Fotoğraf/Seyahat yazar:

 

Devamını Oku…

Kitap Kokusu “Kediköy Sahaf”

Kategori:Edebiyat/Söyleşi yazar:

 

Teknolojinin ilerlemesiyle  okuyucunun internet üzerinden sipariş ile alışveriş ve  e-kitap projesine ilgisinin artması, kitapçılara ve sahaflara daha az uğrar hale gelmesini etkileyen sebeplerden biri. Okuma oranı düşük ülkelerden biri olmamız dolayısıyla biz edebiyatseverlere düşen görev kitap dükkanlarına ve sahaflara dikkat çekmek olmalı.

Bu nedenle ilk sayımızda Sel Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı “Yük Şehir” ile tanıyıp sevdiğimiz Özgür Çakır’ın ortaklarından biri olduğu Kediköy Sahaf’ı sizin için gezdik. Özgür ile sohbet edip onun önerilerinden oluşan bir örnek set hazırladık.

 

Kediköy Sahaf’ın kuruluş öyküsüyle başlayalım.

İki yıl önce üç arkadaş kafa kafaya verdik. Gazeteciydim ve artık Türkiye’de son birkaç yıldır bu işi yapmanın koşulları ortadan kalkmış durumdaydı. Diğer iki arkadaş da farklı şekillerde işsiz ya da yeni arayış içindeydi. Daha çok internet üzerinde içerik üretmek üzerine yoğunlaşırken, kitap satmak işi ağırlık kazandı. Züğürt Ağa filmini hatırlarsınız; bir sürü iş denedikten sonra aslında en iyi yaptığı işi, çiğ köfteyi hatırlar ya, bizimki de onun gibi oldu. İyi birer okuyucuyduk. Eğer bir şey satacaksak en çok anladığımız şey olsun dedik. İki yıldır yolumuza iki kişi olarak devam ediyoruz. Kadıköy’de bir işhahının 4. Katındayız. Çok göz önünde değilmişiz gibi görünsek de, yavaş adımlarla da olsa, özellikle de internetin gücü, kitap severlerin birbirlerine duyurması aracılığıyla görünürlüğümüz artıyor.

Kediköy’de birbirinden  farklı türlerde çok sayıda kitap var. Kitap verenler ve alanlar düşünüldüğünde ağırlıklı olarak ne tür kitaplar var raflarda?

İnternet üzerinden ilk sattığımız kitabı hatırlıyorum. Adı; Kız Tavlama Sanatı idi… Kediköy Sahaf’ın bir artısı da hemen hemen her türde kitaba neredeyse eşit ağırlıkta yer vermeye çalışması. Ama illa da bir ağırlık olacaksa, edebiyat ve sosyal bilimler üzerine olanlar diyebiliriz. Eksiklerimiz de yok değil. Örneğin çizgi roman, tiyatro  ve sanat kitapları sayımızı da artırmayı herdefliyoruz.

Sel Yayınları’ndan çıkan ilk öykü kitabın “Yük Şehir”le okuyucuya merhaba dedin. Yalnız, kırgın, öteki, itilmiş ama ayağını eşikten çekmemiş karakterlerinle aramızda dolaşıyor öykülerin. Seni bu insanlarla buluşturan neydi?

Hep oradaydım. İşe gitmek için durakta beklerken, otobüste ve sonra yürürken yeni bir öykü illa başlıyor zaten. Çaktırmasa da Türkiye’de öykü damarı Dünya standartları anlamında da bence hepyukarıda bu yüzden olmuştur. Yeter ki “insan” dan uzaklaşma…

Yeni projeler var mı? Yine öykü türünde mi olacak?

Evet, yine öykü olacak. Yeni dosya üzerinde çalışmaya başladım.

 

Öykü okurların çok tercih etmediği bir tür deniyor günümüzde. Bir yandan çok iyi öykü yazarlarımız da var. Bir okur olarak Özgür Çakır kimleri okuyor ve öneriyor?

Öykü türünün Türkiye’de tercih edilmediğini, ya da sınırlı sayıda okuyucusu olduğu aşikâr. Çoğu bestseller olmak üzere okuyucunun temel odağında roman var. Tür olarak daha rafineri hali belki de hacminin küçüklüğü çoğu insanı cezbetmiyor. Okur olarak liste kabarık. Edebiyattan siyasete ve felsefeye kadar. Öykü türünde Türkiye’den Sait Faik ve Vüs’at O. Bener dönüp dönüp okuduklarım. Günümüz öykücülerinden, Behçet Çelik, Türker Ayyıldız ve Ahmet Büke okumaktan en çok keyif aldığım isimler. Bu isimler dışında, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Onat Kutlar, Hasan Ali Toptaş, Murat Uyurkulak ilk aklıma gelen isimler…

Herman Melville, Cortazar, Italo Calvino, Louis Ferdinand Celine, Dostoyevski, Raymond Carver, Roberto Bolano, Flanerry O’Connor… Bu isimlerin yeri ayrı benim için. Şu sıralar İtalyan yazar Giorgio Manganelli’nin Centuria / Yüz Küçük Irmak Roman adlı kitabını okuyorum. Mehtap Ceyran’ın Mevsim Yas  adlı ilk romanını yeni bitirdim… İkisini de tavsiye ederim.

Kediköy’ de meraklısı için artık kitapçılarda bulamayacağımız özel kitaplar da var. Birkaç örnek verebilir misin?

Bence dükkana gelip kitap kokusu içinde kendilerinin keşfetmeleri gereken kitaplar bunlar…

Bir de senden 10 kitaplık bir set hazırlamanı istesek neler yer alır?

Suyu Geçiş – Sylvia Plath

Şapkam Dolu Çiçekle – Cemal Süreya

Anadolu Uygarlığı – İsmet Zeki Eyüboğlu

FaşizmeKarşı Birleşik Cephe – Dimitrov

Galatlar – Murat Arslan

Devrim Yazıları

Ateşler – Raymond Carver

Edebiyat Bilimi – Gennadiy N. Pospelov

Nasreddin Hoca – Pertev Naili Boratav

Kediköy Sahaf’la biz edebiyatseverlere yeni kapılar açtığınız için çok teşekkür ederiz.

Kediköy Sahaf, Gallerium İş hanı Çuhadar Sokak No:23 Kat:4 adresinde, Kadıköy’de sizi bekliyor.

İnstagram ve facebook sayfalarından da takip edebilirsiniz.

Söyleşi – Fotoğraflar ; Olga ÜNAL

“MiMGezgin” Tarih ve Edebiyatın izinde

Kategori:Edebiyat/Fotoğraf/Seyahat yazar:

 

İstanbul’da Tarih ve Edebiyata Yolculuk
MiMGezgin; yazar Mario Levi’nin  danışmanlığında ve Mois Gabay rehberliğinde MiM Sanat Merkezi organizasyonuyla 2017 yılı Aralık ayında başlayan bir ortak projedir. 23 Aralık2017 /18 Şubat 2018/4 Mart 2018 tarihlerinde  gerçekleştirdiğimiz Kadıköy ve  15 Nisan 2018 Galata-Pera hikayelerinin ardından 13 Mayıs 2018 Pazar günü yine Kadıköy’deyiz.

Kadıköy’de Yeldeğirmeni – Sahil – Çarşı – Moda duraklarında tarihin ve edebiyatın izini sürüyoruz. Programımız şöyle;Kadıköy Şehremaneti, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi, Sultan III.Mustafa İskele Camii, Hemdat İsrael Sinagogu,Yahudi mirası evleri, Yeldeğirmeni Sanat (Notre Dame Du Rosarie Kilisesi), Surp Takavor Ermeni Kilisesi, Kehribarcı Apartmanı, Yanyalı Fehmi Lokantası’nda öğle yemeği ardından Kadıköy Çarşısı Simgeleri (Baylan,Hacı Bekir,Kuru Kahveciler,Timsah), Moda’ya yürüyüş, Mahmut Muhtar Paşa Köşkü, Sarıca Köşkü, Moda Çay Bahçesi, Koço Meyhanesi ve Aya Ekaterina Ayazması, Notre Dame de l’Assomption Kilisesi, Cemil Cem Evi, Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi ziyareti ve MiM Sanat Merkezi’nde keyifli bir müzik molası ile gezimizi tamamlıyoruz.

Galata – Pera yolculuğumuzun programı; Aşkenaz Sinagogu,Schneidertemple Sanat Merkezi (Terziler Sinagogu), Kamondo Merdivenleri, Eski Banka Sokağı ve Ceneviz yapıları, 500.Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi ve Neveşalom Sinagogu, Yüksekkaldırım, Tünel, Narmanlı Han, Öğle yemeği, Santa Maria Draperis Kilisesi, Nisuaz, Baylan ve Markiz’den geriye kalanlar, Hazzopulo Pasajı, Büyük Londra Oteli, Konsolosluk Binaları, Pera Palas Oteli, Odakule, Balık Pasaji,Üç Horan Ermeni Kilisesi, Sainte Antoine, Tokatlıyan Pasajı, Anadolu Han ve The Marmara Pera’da müzik ve edebiyat sürprizi ile sona eriyor.

Her ay bir kez gerçekleştireceğimiz MiMGezgin etkinliklerimizde buluşmak dileğiyle…

 

İletişim;

MiM Sanat Merkezi

Moda Cad. 60/2 Kadıköy

0216 449 20 45

mimolga@gmail.com

Haber – Fotoğraflar; OlgaÜNAL

Git Yukarı